İçeriğe geç
Kütahya Çizgi

Çizgide buluşan yaşam merakı ve burç yorumları

Yeme İçme 4 dk okuma Nehir Ilgaz

Kilerde Kuru Gıdaları Doğru Saklamanın Yolları

Un, bulgur, baklagil ve kuruyemişi bozulmadan saklamak için kap seçimi, böcek önlemi ve raf düzeni üzerine pratik bir rehber.

Kiler, mutfağın en az konuşulan ama en çok iş gören köşesidir. Pirinç, bulgur, un, kuru baklagiller, makarna, kuruyemiş, baharat; hepsi orada birbirine karışmış poşetler halinde bekler. Çoğu evde bu düzen kendiliğinden oluşur ve bir gün bir poşetin dibinde küçük bir kurtçuk görülene ya da un ekşimsi bir koku almaya başlayana kadar sorgulanmaz. Oysa kuru gıdaların saklanması, birkaç basit kuralla hem israfı hem de bu tatsız sürprizleri büyük ölçüde ortadan kaldıran bir iştir.

Kuru gıdanın üç düşmanı

Kilerdeki bozulmanın arkasında hemen her zaman aynı üçlü vardır: nem, ısı ve ışık. Nem, unun topaklanmasına ve bayatlamasına, kuru baklagillerin küflenmesine yol açar. Isı, yağ içeriği yüksek olan kuruyemiş ve tam tahıllı ürünlerin acılaşmasını hızlandırır. Işık ise baharatların rengini ve aromasını, sıvı yağların dayanıklılığını doğrudan azaltır.

Bu üçlüye bir dördüncüsü eklenir: hava. Poşetin ağzı bükülüp lastikle tutturulduğunda içeriye sürekli hava girer, gıda hem nem alır hem koku çeker. Bu yüzden ideal saklama koşulu serin, karanlık, kuru ve hava almayan bir ortamdır. Ocağın hemen üstündeki dolap, bulaşık makinesinin yanındaki çekmece ya da pencere önündeki raf bu tanımın tam tersidir.

Kap seçimi işin yarısıdır

Kuru gıdaları orijinal poşetinde bırakmak en yaygın hatadır. İnce plastik ambalajlar hem hava geçirir hem de böcek larvalarının kolayca delip geçebileceği kadar zayıftır. Cam kavanozlar ya da contalı, kapağı kilitli sert plastik kaplar bu iş için çok daha uygundur. Cam koku tutmaz, temizlenmesi kolaydır ve içeriği görünür kılar; bu görünürlük tek başına israfı azaltır, çünkü unuttuğunuz ürün unutulmaz hale gelir.

Kap değiştirirken ambalajın üzerindeki son kullanma tarihini küçük bir etiketle kaba aktarmak iyi bir alışkanlıktır. Yanına bir de kavanoza konulma tarihi yazmak, iki yıl önceden kalan baharatı ayırt etmeyi kolaylaştırır. Baharatlar bozulmaz ama aromalarını kaybeder; öğütülmüş baharatta bu süre altı ay ile bir yıl arasındadır.

Böcek sorunu ve ilk önlem

Kiler böcekleri çoğu zaman evde ortaya çıkmaz, ürünle birlikte markete gitmeden önce ambalaja girmiştir. Bu nedenle en etkili önlem, yeni alınan un, bulgur ve kuruyemiş gibi ürünleri birkaç gün derin dondurucuda beklettikten sonra kavanoza almaktır. Düşük sıcaklık, ambalajda bulunabilecek yumurtaları etkisiz hale getirir.

Rafa konulan defne yaprağı ya da karanfil gibi kokular caydırıcı etki yaratır ama var olan bir istilayı çözmez. Bir kavanozda böcek görüldüğünde tek çare o ürünü atmak, komşu kavanozları tek tek kontrol etmek ve rafı sirkeli suyla silip tamamen kurutmaktır. Köşelerde kalan un artıkları yeni bir başlangıç noktası olur.

Düzen ve dolaşım

Kilerin işlevsel olması için içindekilerin dolaşması gerekir. Yeni alınan ürünü rafın arkasına, eskisini öne koyma alışkanlığı basit ama etkilidir; bu sıra bozulduğunda arkada kalan ürünler tarih aşımına uğrar. Benzer ürünleri gruplamak, sık kullanılanları göz hizasına, ağır ve seyrek kullanılanları alt raflara yerleştirmek hem güvenli hem pratiktir.

Yılda iki kez kileri tamamen boşaltıp rafları silmek, kavanozların diplerini kontrol etmek ve gerçekten kullanılmayan ürünleri ayıklamak yeterlidir. Bu temizlik sırasında ortaya çıkan gerçek genellikle şudur: aynı üründen üç paket alınmış, biri hiç açılmamıştır.

Hangi ürün ne kadar dayanır

Kuru baklagiller ve pirinç, doğru koşullarda bir iki yıl sorunsuz durur ancak bekledikçe pişme süreleri uzar. Beyaz un serin ve kapalı ortamda bir yıla yakın dayanır; tam buğday unu içindeki yağ nedeniyle çok daha kısa ömürlüdür ve buzdolabında saklanması mantıklıdır. Kuruyemişler de aynı sebeple soğukta çok daha uzun süre tazeliğini korur. Bir üründen emin olamadığınızda en güvenilir ölçü koku ve tattır; acımsı ya da ekşi bir iz varsa o ürün sofraya gelmemelidir.

Kilerin en büyük düşmanı aslında aşırı stoktur. İndirim gördüğü için toplu alınan ürünler, tüketim hızından bağımsız biçimde rafta beklediğinde ekonomik olmaktan çıkar. Doğru ölçü, bir ürünü üç ay içinde bitirebiliyor olmaktır; bu süreyi aşan miktarlar için özel saklama koşulları gerekir.

Küçük bir hane için beş kiloluk un çuvalı çoğu zaman israfla sonuçlanır. Buna karşılık sık kullanılan pirinç, mercimek ya da makarna gibi ürünlerde toplu alım mantıklıdır, çünkü hem uzun ömürlüdür hem de tüketim hızı yüksektir. Alışverişe çıkmadan önce kilere kısa bir göz atmak, aynı ürünün üçüncü paketini eve taşımanın önündeki en etkili engeldir.

Yeme İçme kategorisinden